Bir Gece Günlüğümde Cehennemi Düşünürken: İslam İnancına Göre Cehennemlikler Kimlerdir?
Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin önünde duran küçük masamın başına oturmuş, her zamanki gibi günlüğümü açmıştım. 25 yaşındaydım ve yıllardır içimde biriken düşünceleri kâğıda dökmeden rahat edemiyordum. Bazen birkaç cümle yazmak bile kalbimde ağırlaşan bir yükü hafifletiyordu.
O gece farklıydı. İçimde garip bir huzursuzluk vardı. Gün içinde yaşadığım bir olay beni uzun uzun düşündürmüştü. İnsanların birbirine karşı ne kadar acımasız olabildiğini görmüş, bazı davranışların kalbimi ne kadar kırdığını fark etmiştim. Günlüğümün ilk satırına şu cümleyi yazdım:
“İnsan ne zaman kendi kalbini kaybeder?”
Bu sorunun cevabını ararken aklıma İslam inancında anlatılan ahiret hayatı geldi. Özellikle cehennem konusu… Cehennemlikler kimlerdir? Kimler bu büyük azaba uğrar? Bir insan hangi yanlışlarıyla kendisini Allah’ın rahmetinden uzaklaştırır?
O gece boyunca sadece korkuyu değil, aynı zamanda insanın kendisini düzeltme fırsatını da düşündüm.
Bir Dost Sohbetiyle Başlayan Derin Düşünceler
Yine bir Comfystool içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “İslam inancına göre cehennemlikler kimlerdir”.
Ertesi gün Kayseri’de eski bir arkadaşım olan Mehmet ile buluştum. Çocukluğumuzdan beri birbirimizi tanırdık. Uzun zamandır bazı konular üzerine konuşmamıştık. Çaylarımızı alıp sessiz bir köşeye oturduğumuzda konu bir şekilde insanların değişen davranışlarına geldi.
Mehmet bana, “Bazen insanların yaptığı kötülükleri görünce ahireti daha çok düşünüyorum,” dedi.
Bu cümle beni derinden etkiledi. Çünkü ben de aynı şeyi hissediyordum. Bazı insanların başkalarının hakkını kolayca yediğini, güçsüzleri küçümsediğini, kibirle hareket ettiğini görmek içimde büyük bir hayal kırıklığı oluşturuyordu.
Ama İslam’ın anlattığı cehennem kavramının sadece başkalarını suçlamak için olmadığını da düşündüm. Asıl mesele, insanın önce kendi kalbine bakmasıydı.
Günlüğüme o gece şöyle yazdım:
“Cehennem korkusu sadece başkalarının yaptığı kötülükleri görmek için değil, kendi eksiklerimizi fark etmek için de var.”
İslam İnancında Cehennemlikler Kimlerdir?
İslam inancına göre cehennem, Allah’ın emirlerine karşı gelen, kötülükte ısrar eden ve hayatını inkâr, zulüm ve büyük günahlarla geçiren kimseler için bir azap yeri olarak anlatılır. Kur’an’da insanların yaptıkları amellerin karşılığını göreceği, adaletin tam anlamıyla gerçekleşeceği bildirilir.
Cehennemlik olarak anlatılan kişiler arasında öncelikle Allah’ı inkâr eden, bile bile hakikate karşı çıkan kimseler zikredilir. İslam anlayışında iman konusu insanın hayatındaki en temel meselelerden biri kabul edilir.
Bunun yanında yalnızca sözle değil, davranışlarıyla da büyük kötülükler yapan insanlar üzerinde durulur. Zulmedenler, insanların haklarına girenler, kibirlenenler, haksızlık yapanlar ve kalplerini kötülüğe teslim edenler İslam kaynaklarında ciddi şekilde uyarılan kimselerdir.
Fakat beni en çok düşündüren nokta şuydu: İnsanların hataları kadar dönüşleri de önemlidir.
Çünkü İslam’da tövbe kapısının açık olduğu anlatılır. Bir insan geçmişte büyük yanlışlar yapmış olsa bile samimi bir şekilde pişman olup Allah’a yöneldiğinde bağışlanma umabilir.
Bu düşünce bana büyük bir umut verdi.
Kibir: Kalbi Görünmez Bir Duvarla Kapatmak
Cehennem konusu üzerine düşündüğümde beni en çok etkileyen kavramlardan biri kibir oldu.
Çünkü insan bazen farkında olmadan kendisini başkalarından üstün görmeye başlayabiliyor. Daha fazla parası olan, daha güzel konuşan, daha güçlü olduğunu düşünen kişiler başkalarını küçümseyebiliyor.
Geçmişte yaşadığım bir olayı hatırladım. Bir gün bir insanın başka birine sadece maddi durumundan dolayı kötü davrandığını görmüştüm. O an içimde büyük bir öfke oluşmuştu. Çok üzülmüştüm. Çünkü insanın değerinin sahip olduklarıyla değil, kalbiyle ve davranışlarıyla ölçülmesi gerektiğine inanıyordum.
O gece günlüğüme şunu yazdım:
“İnsanı yükselten şey başkalarını ezmek değil, başkalarına merhamet gösterebilmektir.”
İslam’da kibir, insanı hakikatten uzaklaştıran büyük tehlikelerden biri olarak görülür. Çünkü kibirli kişi çoğu zaman kendi hatalarını göremez. Kendisini sürekli haklı kabul eder ve kalbini değişime kapatır.
Zulüm ve Kul Hakkı: Unutulmayan Hesaplar
Bir başka akşam yine günlüğümün başındaydım. Dışarıda kar yağıyordu. Kayseri’nin sessiz gecelerinden biriydi. Sokak lambalarının altında düşen kar tanelerini izlerken kul hakkını düşündüm.
İnsan bazen bir sözle, bazen bir davranışla, bazen de yaptığı bir haksızlıkla başka bir insanın kalbini kırabiliyor.
Bana göre en ağır düşüncelerden biri, bir insanın hakkına girmekti. Çünkü kul hakkı sadece Allah ile insan arasındaki bir mesele değil, aynı zamanda insanlar arasındaki adaletle ilgiliydi.
İslam inancında zulmedenlerin ve haksızlık yapanların büyük bir sorumluluk taşıdığı anlatılır. Bir insanın malını almak, emeğini küçümsemek, iftira atmak veya bilerek zarar vermek ciddi günahlar arasında değerlendirilir.
Bunu düşündüğümde içimde hem korku hem de sorumluluk hissediyordum.
Çünkü hepimiz insanız. Hepimizin hataları olabilir. Bazen farkında olmadan birini kırabiliriz. Önemli olan hatayı fark edip düzeltmeye çalışmaktır.
Dil ile Yapılan Hataların Ağırlığı
Bir süre önce insanların konuşmalarına daha fazla dikkat etmeye başladım. Çünkü bazı yaraların fiziksel olmadığını fark ettim.
Bir insanın söylediği bir söz, karşısındaki kişinin içinde uzun süre kalabiliyor.
Dedikodu, yalan, iftira ve insanları küçük düşüren konuşmalar İslam’da sakınılması gereken davranışlar arasında görülür. Çünkü dil küçük görünse de büyük sonuçlara yol açabilir.
Bunu düşündükçe kendi davranışlarımı da sorguladım. Hiç kimse mükemmel değildi. Ben de değildim.
Günlüğümde kendime şu soruyu sordum:
“Ben insanların hayatına yük mü oluyorum, yoksa onlara iyilik taşıyan biri mi?”
Bu soru beni çok etkiledi. Çünkü ahiret düşüncesi sadece ölümden sonrasını değil, bugünkü hayatımızı da değiştirmeliydi.
Cehennem Korkusu ve Allah’ın Rahmeti Arasında
O gece günlüğümü kapatırken içimde sadece korku yoktu. Daha farklı bir duygu vardı.
Umut…
İslam inancında Allah’ın rahmetinin geniş olduğu vurgulanır. İnsan hata yapabilir, düşebilir, yanlış yollara sapabilir. Fakat samimi bir şekilde geri dönmenin mümkün olduğu anlatılır.
Bunu düşündüğümde kalbimde büyük bir rahatlama hissettim.
Çünkü hayat sadece insanların geçmişte yaptığı hatalardan ibaret değildi. İnsan her gün yeniden başlayabilir, kendisini değiştirebilir ve daha iyi bir insan olma yolunda ilerleyebilirdi.
Cehennem anlatıları bana göre insanı umutsuzluğa sürüklemek için değil, kendine gelmesi için bir uyarıdır. İnsan yaptığı her davranışın bir anlamı olduğunu bilmeli, kalbini temiz tutmaya çalışmalıdır.
“İslam inancına göre cehennemlikler kimlerdir” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Comfystool olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.
Günlüğümde Kalan Son Cümle
Aradan zaman geçti. O kış gecesinden sonra birçok kez aynı günlüğü açtım. Bazı sayfalarda üzüntülerim vardı, bazı sayfalarda sevinçlerim.
Ama o gece yazdığım düşünceler hâlâ aklımda.
İslam inancına göre cehennemlikler; inkârda direnen, zulmeden, kibirlenen, insanların haklarına giren ve kötülükte ısrar eden kimseler olarak anlatılır. Ancak insanın kendisini sorgulaması, hatalarından dönmesi ve Allah’ın rahmetine yönelmesi de bu inancın önemli bir parçasıdır.
Ben o gece şunu anladım:
İnsan başkalarının sonunu merak etmeden önce kendi kalbine bakmalı.
Çünkü asıl yolculuk insanın kendi içinde başlar. Kalbimizi ne kadar temiz tutarsak, davranışlarımızı ne kadar güzelleştirirsek, hayatımız da o kadar anlam kazanır.
Kayseri’de küçük odamda tuttuğum o günlük bana bir şeyi öğretti: Ahiret düşüncesi sadece korkmak için değil, daha iyi bir insan olmak için vardır.
Ve belki de insanın kendisine soracağı en önemli soru şudur:
“Ben bugün, yarın karşıma çıkacak olan hayat için nasıl bir insan olmayı seçiyorum?”