İştah mı, İştiha mı? Bir Edebiyatçı Perspektifinden Kelimelerin Dönüştürücü Gücü Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçı olarak, kelimelerle kurduğumuz ilişkiler, hayatla kurduğumuz ilişkiye benzer; bazen basit, bazen karmaşık, bazen de derin bir anlam dünyasına açılan kapılardır. Her kelimenin taşıdığı anlam, onun ardında yatan tarih ve kültür, bizi sürekli olarak farklı yönlere sürükler. Bugün, dilin inceliklerine ve kelimelerin nasıl bir anlam yolculuğuna çıktığına dair düşüncelerimizi, iştah ve iştiha kelimeleri üzerinden sorgulamak istiyorum. Bu iki kelime, hem günlük yaşamın sıradan bir parçası hem de edebiyatın derinliklerinde keşfedilmeyi bekleyen birer anlam okyanusudur. Kelimelerin doğru kullanımı, bir metnin gücünü doğrudan etkiler. Bu…
8 YorumEtiket: ve
İrade Kuramı Nedir? Hukukta Felsefi Bir İnceleme Felsefi Bakış Açısından İrade Felsefe, insanın dünyayı, toplumları ve kendisini anlamaya yönelik derin bir arayışıdır. Her filozof, insanın özgürlüğü, etik değerleri ve toplumsal ilişkilerini sorgularken, bir önemli kavram sürekli gündeme gelir: irade. İrade, kelime anlamı itibarıyla kişinin düşünce, duygu ve eylemlerini bilinçli olarak yönlendirme yetisidir. Ancak felsefi anlamda, irade çok daha derin bir işlevi yerine getirir. İrade, insanın sadece seçim yapma gücü değil, aynı zamanda varoluşunu anlamlandırma ve özgürlük arayışıyla da ilişkilidir. Hukukla kesişen noktada, irade kuramı, bireylerin hukuk normlarına uygun hareket etme kapasitesine dair temel bir soruyu gündeme getirir: Bir kişi, hukuken…
4 YorumZiya Gökalp Atatürk’ü Nasıl Etkiledi? Geçmişi Anlamak ve Bugüne Bağ Kurmak Tarihçi olarak geçmişi anlamak, sadece dönemin olaylarını sıralamak değil, bu olayların bugüne nasıl etkiler bıraktığını kavramaktır. Bir tarihçi, yalnızca eski belgeleri incelemekle kalmaz, toplumsal dinamikleri anlamaya çalışır. Bunu yaparken de geçmişin içindeki kırılma noktalarına ve toplumsal dönüşümlere odaklanır. Geçmişin izlerini bugün üzerinde görmek, bizi yalnızca dönemin düşünce dünyasını değil, bu düşüncelerin günümüze nasıl yansıdığını da anlamamıza olanak tanır. Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve onun en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Ziya Gökalp arasındaki ilişki de işte tam bu noktada önem kazanır. Ziya Gökalp, fikirleri ve toplumsal görüşleriyle Atatürk’ü…
8 YorumGündelikçi Ücreti Ne Kadar? Emek, Güç ve Görünmeyen Siyaset Bir Siyaset Bilimcinin Düşüncesi: Gücün ve Düzenin İnce Hatları Toplumsal düzen, yalnızca yasalarla ya da kurumlarla kurulmaz; görünmeyen ilişkilerle, sessiz kabullerle ve küçük ekonomik pratiklerle şekillenir. Gündelikçi ücreti üzerine düşünmek, bu görünmez düzenin içinde dolaşmak gibidir. Çünkü gündelikçi, sistemin en alt basamağında durur ama o basamak olmadan hiçbir yapı ayakta kalamaz. Bir siyaset bilimci için bu mesele, sadece “bir hizmetin bedeli” değil, bir iktidar meselesidir. Kim çalışır, kim öder, kim karar verir? İşte bu sorular, modern toplumun sessiz siyasetini açığa çıkarır. Gündelikçi ücreti, ekonominin değil; gücün, cinsiyetin ve sınıfın konuştuğu bir…
8 YorumZaman ve Vakit: Ekonominin Kısıtlı Kaynakları ve Seçimlerin Sonuçları Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Bir ekonomist olarak, her gün karşılaştığımız temel sorulardan biri, sınırlı kaynaklarla nasıl en verimli şekilde kararlar alabileceğimizdir. Zaman, tıpkı para gibi sınırlı bir kaynaktır ve bu kaynağı en iyi şekilde kullanmak, tüm ekonomi biliminin temel hedeflerinden birini oluşturur. Zaman ve vakit kavramları, sadece günlük yaşamımızda değil, ekonomik kararlarımızda da önemli bir yer tutar. Zamanı nasıl harcadığımız, kişisel refahımızdan, toplumsal kalkınmaya kadar geniş bir etki alanına sahiptir. Zaman, bir ekonomik kaynaktır ve bu kaynağın etkin kullanımı, bireysel ve toplumsal refahı doğrudan etkiler. Piyasaların dinamikleri, insanların ekonomik kararları…
8 YorumMohamed Hadid’in Dini Nedir? Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, insanın dünyayı algılama biçimini derinden dönüştürebilir. Her bir sözcük, bir evrenin kapısını aralayabilir, her anlatı bir hayatın seyrini değiştirebilir. Edebiyatın büyülü dünyasında, karakterlerin içsel dünyaları, inançları ve kimlikleri, yalnızca metinlerin içinde var olmaz; aynı zamanda onları okuyan her bireyin düşüncelerinde, ruhunda, hayal dünyasında da şekillenir. Mohamed Hadid’in dini nedir? Bu soru, bir edebiyatçı bakış açısıyla, yalnızca bir bireyin inançlarıyla ilgili bir merak değil, aynı zamanda bir karakterin hayatını, toplumsal yapıları ve kültürel bağlamları anlamaya yönelik derin bir keşif yolculuğudur. Dini Kimlik ve Edebiyatın Simgesel Derinliği Bir insanın dini…
8 YorumHegel Kaçıncı Yüzyıl Filozofudur? Eğitim Perspektifinden Bir İnceleme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, bireylerin dünyayı nasıl gördüklerini, nasıl düşündüklerini ve nasıl hareket ettiklerini değiştirebilen güçlü bir araçtır. Bir öğretmen, öğrencilerin sadece bilgi edinmelerine değil, aynı zamanda bu bilgileri nasıl kullanacaklarına dair düşünme biçimlerini de şekillendirir. Öğrenme süreci, bireyleri dönüştürürken toplumu da etkiler. Felsefe, tarihsel süreçlerin ve toplumsal değişimlerin anlaşılması için güçlü bir araç sunar. Bugün, özellikle Hegel gibi derin felsefi düşünürler, pedagojik bakış açılarıyla öğrenme süreçlerini şekillendiren düşünceleriyle bizlere ilham vermeye devam ediyorlar. Bu yazıda, ünlü Alman filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in felsefi düşüncelerine ve onun öğrenme süreçleri ile pedagojik yöntemlere…
6 YorumBugün biraz geleceği konuşalım mı? Çünkü geleceği şekillendiren şey, sadece hayal etmek değil; o hayali somut adımlarla gerçeğe dönüştürmektir. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, işte tam da bu dönüşümün kalbinde atıyor. Gel, birlikte düşünelim: Bu programın çağrı planında yer alan ürünler yalnızca üretimi değil, insanın yaratıcılığını da dönüştürecek mi? Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı Nedir? Türkiye’nin üretim gücünü geleceğe taşıyan en stratejik girişimlerinden biri olan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı (TOSHP), yerli üretimi teknolojiyle harmanlayarak dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Ama bu yalnızca bir ekonomik proje değil. Aslında bu, bir vizyon projesi. Sanayi, dijitalleşme, yapay zekâ ve yeşil dönüşüm ekseninde yeniden…
6 YorumZonguldak’ta Gemi Neden Battı? Tarihsel Bir Analiz Geçmişi Anlamak, Bugünü İleriye Taşımak Bir tarihçi olarak, her olayın bir arka planı, bir nedeni ve her durumu şekillendiren bir geçmişi olduğuna inanırım. Geçmişi incelemek, sadece olayları anlamamıza yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda bugünü ve geleceği daha iyi kavrayabilmemizi sağlar. Zonguldak’ta bir geminin batması, sadece bir deniz kazası değil, aynı zamanda birçok toplumsal, ekonomik ve kültürel faktörün birleşimiyle şekillenen bir olaydır. Bu yazıda, Zonguldak’ta batmış olan geminin tarihsel arka planını, bu tür trajedilerin toplumda yarattığı etkiyi ve benzer olayların toplumsal dönüşümlerle nasıl ilişkili olduğunu inceleyeceğiz. Zonguldak, Karadeniz’in güçlü liman şehirlerinden biridir. Limanı, geçmişten…
8 YorumTelefonu Kim Neden İcat Etti? Sosyolojik Bir Bakış Teknoloji, toplumsal yapının dönüştürücüsü, bireylerin etkileşim biçimlerini şekillendiren bir araçtır. Telefonun icadı, yalnızca bir iletişim aracının ortaya çıkışından çok daha fazlasıdır; toplumsal yapının evrimini, insanların birbirleriyle kurdukları ilişkilerin nasıl değiştiğini derinden etkilemiştir. Bu yazıda, telefonun icadı ve yaygınlaşmasının toplumsal boyutlarını, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler çerçevesinde ele alacağım. Telefonun Tarihsel Yolculuğu Telefonu icat eden kişi olarak genellikle Alexander Graham Bell’in adı anılsa da, telefonun tarihsel gelişimi, birçok bilim insanının katkılarıyla şekillenmiştir. Bell, 1876 yılında telefonun patentini almış ve bu buluş, o dönemdeki toplumsal ve ekonomik yapıyı köklü bir şekilde değiştirecek…
8 Yorum